Neden Rockford Hills’te Yaşıyormuş Gibi Harcayıp, Sandy Shores Bütçesiyle Ay Sonunu Getiriyoruz?

’’Fake it till you make it’’ (Olana kadar olmuş gibi davran) felsefesini o kadar ciddiye aldık ki, cebimizdeki son doları da Ponsonbys’de bırakır olduk. Gelin, Los Santos’taki bu amansız statü yarışının altındaki o acı psikolojik gerçeği konuşalım. Soğuk kahvelerinizi alın!

Selam, ben Mel.

Geçen gün Del Perro iskelesinde oturmuş kahvemi içerken etrafımdaki insanları izliyordum. Herkesin elinde en son model iFruit telefonlar, üstlerinde logoları kilometrelerce öteden bağıran tasarım kıyafetler ve LifeInvader hesaplarında bitmek bilmeyen bir "en iyi hayatı ben yaşıyorum" yarışı... Peki ama hepimiz gerçekten o kadar zengin miyiz? Yoksa sadece öyle görünmeye mi çalışıyoruz?

Psikolojide bunun çok güzel bir adı var: Lifestyle Creep, yani Yaşam Tarzı Enflasyonu. Ama ben buna kendi aramızda "Los Santos Sendromu" demeyi tercih ediyorum.

Şehir bize sürekli aynı yalanı fısıldıyor: "Eğer altınızda son model bir Grotti yoksa, eğer cuma gecesi o lüks kulüpte VIP locadan bir fotoğraf paylaşmıyorsan... sen aslında yoksun." Bu görünmez olma korkusu (veya dışlanma kaygısı), beynimizin rasyonel karar alma mekanizmasını tamamen ele geçiriyor. Kredi kartımızı o okuyucudan geçirirken salgılanan anlık dopamin, bize o an için Rockford Hills'in seçkin bir sakini olduğumuzu hissettiriyor. Ancak o dopaminin ömrü, banka uygulamanıza girip eksi bakiyeyi görene kadar sürüyor.

Birçoğumuz, sırf LifeInvader'daki tanıdıklarımız (veya daha kötüsü, tanımadığımız ama bizi takip eden o kalabalık) bizim ne kadar "başarılı" olduğumuzu düşünsün diye, aslında hiç ihtiyacımız olmayan şeylere, sırf bir statü sembolü olduğu için yatırım yapıyoruz. Buna Performative Wealth (Performans Gösterisine Dayalı Zenginlik) deniyor. Kendimizi var etme şeklimizi, sahip olduklarımız üzerinden tanımlıyoruz. Çünkü içimizdeki o derin aidiyet ihtiyacını, içi boş materyallerle doldurmaya çalışmak, kendi iç dünyamıza dönüp "Ben gerçekten kimim?" diye sormaktan çok daha kolay.

Peki sonuç? Binco veya Suburban bütçesiyle kazanıp, Ponsonbys vitrinlerinde harcadığımız hayatlar. Sandy Shores'ta bir karavanda yaşasak bile sırf sosyal medyada iyi görünmek için şehir merkezinde lüks araç kiralayanlarımız bile var, itiraf edelim.

Belki de artık o designer kıyafetlerin veya lüks arabaların bizi "biz" yapmadığını kabullenmenin vakti gelmiştir. Özdeğeriniz, cüzdanınızın kalınlığıyla veya LifeInvader feed'inizdeki o mükemmel karelerle ölçülemez. Belki de bir sonraki sefer o "çok ihtiyacınız olduğunu" düşündüğünüz lüks saati almadan önce kendinize şu soruyu sormalısınız:

Bunu gerçekten kendim için mi alıyorum, yoksa sadece diğerlerine 'ben de buradayım' demek için mi?

Görüşmek üzere, kendinize (ve banka hesabınıza) iyi bakın.

Mel.


Mel

5 Makale Gönderiler

Yorumlar