Savaşın gölgesinden sağ kurtulanlar için sokaklar, eski anıların hayaletleriyle doluydu. David için bu hayaletler, "Malleus" yeleğinin sırtındaki her bir yamadaydı; her biri, kaybedilen bir kardeşi, kazanılan bir savaşı ya bir hatayı temsil ediyordu. Ama şimdi, o eski yeleklerin üzerinde yeni bir isim, yeni bir amaç yazıyordu. O, "Malleus" kulübünün bir üyesiydi, ama kalbi başka bir yere aitti.

Bir cenaze konvoyunun öncüsüydü. Motorun tankına, kaybettikleri sevgili dostları ve kulübün kurucusu 'Kaptan'ın anısına, kendi elleriyle 'FUNERAL' yazmıştı. Kaptan, ona sadece motosiklet sürmeyi değil, aynı zamanda onuru ve sadakati öğretmişti. Şimdi, Kaptan'ı son yolculuğuna uğurluyorlardı. David'in arkasındaki seleye, Kaptan'ın kızı Sarah oturuyordu. Sarah, babasının kulübünün içinde büyümüştü ama o, daha parlak bir gelecek, daha az şiddet içeren bir yaşam hayal etmişti. Babasının cenazesi, onun için hem bir son hem de bir başlangıçtı. Babasının sevgisi ve mirasından geriye kalan tek şey bu kulüp ve David'di. Sarah, David'in sırtına tutunurken, onun kaslı kollarındaki gerginliği hissedebiliyordu. David'in sigarasından çıkan duman, ikisinin arasından süzülürken, bir vedanın habercisiydi.

Onlar, Kaptan'ın son isteğini yerine getiriyorlardı. Kaptan, kulübün geleceğini David'e, Sarah'nın koruyucusu olarak emanet etmişti. Sarah, David'in yanında, babasının mirasını sürdürmek, kulübü daha barışçıl bir yola sokmak ve David ile birlikte yeni bir hayat inşa etmek istiyordu. Arkalarındaki konvoy, Kaptan'ın hayatının her kesiminden insanları bir araya getirmişti. Bazıları Kaptan'ın eski asker arkadaşları, bazıları kulüp üyeleri, bazıları da onun iyiliğini görmüş sivillerdi. Her biri, bu son yolculukta bir parçalarını bırakıyordu. Cenaze töreni, Kaptan'ın sevdiği bir tepede, şehrin gürültüsünden uzak, sessiz bir yerde gerçekleşti.

David ve Sarah bir kaç gün sonra gürültülü bir düğün töreni yaptılar. Artık yolları tamamen birlikteydi.

image